Teknoloji Kullanımı İle İlgili Kurallar Akademik Başarıyı Baltalayabilir

Çocuklarının modern teknolojik aletleri kullanmasına sınır koyan ebeveynler, özellikle eğer okul sonrası ders çalışma vaktini sebep olarak gösterirlerse, uzun vadede ters tepkiye yol açıyor olabilirler. Yeni bir çalışmaya göre, bu ebeveynlerin çocuklarının üniversitedeki akademik başarısı yaşıtlarının akademik performansına göre geride kalıyor.

9 Mayıs 2018

            Bilgisayar, akıllı telefon, televizyon ve oyun konsolu gibi modern teknolojik aletlerin hem olumlu hem de olumsuz etkiler ortaya çıkardığı söylenir. Mesela, özellikle ergenlerde sürekli ulaşılabilir olmanın iletişim yeteneklerine ve bilişsel performansa zarar verdiğine dair endişeler vardır. Bu temele dayanarak, ebeveynler sık sık çocukların bu teknolojik aletleri ne kadar süreyle kullanacakları konusunda sınırlar ve belirgin kurallar koymaları konusunda uyarılırlar.

Üniversite öğrencileri geriye dönük bakıyorlar

            Zürih Üniversitesi iletişim uzmanı Eszter Hargittai ve çalışma arkadaşı Drew Cingel tarafından yürütülen bir çalışmada, bu teknoloji kurallarının ve ebeveynlerin bu kurallar için verdiği sebeplerin çocuğun ilerideki akademik başarısı üzerindeki etkileri araştırıldı. ABD’de sosyodemografik açıdan çeşitliliğiyle bilinen bir üniversitede 1100’den fazla öğrenciye anket yapıldı. Çalışmada öğrencilerin çocukluklarında uygulanan kurallar hakkındaki anıları ve şimdiki fikirleri araştırıldı. Ayrıca öğrencilerin sosyodemografik özellikleri ve okul notları da veri olarak toplandı.

İyi niyetli sebeplere ters sonuçlar

            Hargittai ve Cingel, çocukken ebeveynleri tarafından teknoloji kullanımına net kurallar konmuş ve bu kuralların açıklaması yapılmış olan öğrencilerin üniversitede diğer arkadaşlarından daha iyi bir performans segilemediğini gösterdiler. Tam tersine, sebep olarak teknoloji kullanımının ders çalışma vaktini kesintiye uğratmasını gösteren ebeveynlerin çocukları üniversitede akademik olarak daha başarısız. Profesör Hargittai bu konuda “Bu ilginç bir bulgu. Ebeveynler normalde çocuklarının akademik gelişimini desteklemek ve onların ders çalışmaya yeterince vakit ayırdıklarından emin olmak için bu kuralları koyarlar. Ama öyle görünüyor ki bu ters tepki de yaratabilir: İyi niyetli kurallar beklenmedik ters sonuçlara sebep olabilir.” dedi. Bu kuralları koyan ebeveynlerin çocuklarının okulda zaten zorluk yaşıyor olduğu da söylenebilir. Ancak araştırmada bireylerin lise zamanındaki akademik performansları da istatistiksel analizde hesaba katıldı. Çocuğun akademik becerileri fark etmeksizin, teknoloji kullanımında (dersler ve ödevler neden gösterilerek) koyulan kuralların sonraki okul hayatında notları kötü etkilediği bulundu.

Umut vadeden bir argüman olarak “sağlık”

            Ebeveynler teknoloji kullanımını kısıtlama sebebi olarak hareket eksikliği, göz yorulması ve kambur durarak oturma gibi sağlık sorunlarını gösterince ise işler değişiyor. Bu ebeveynlerin çocukları üniversiteye geçtiklerinde nispeten daha iyi bir akademik performans sergiliyor. Profesör Hargittai çocuklarının sağlığı hakkında endişelenen ebeveynlerin sadece teknoloji kullanımını kısıtlamadığı, aynı zamanda çocuklarını alternatif aktivitelere yönlendirerek uzun vadede onlar için yarar sağladıkları varsayımında bulunuyor.

Kızlar için güvenlik riski, erkekler için zaman harcama

            Araştırmacılar cinsiyet, etnik köken ve ebeveynlerin eğitim düzeyi gibi sosyodemografik faktörlerin de ebeveynlerin teknoloji kullanımını kısıtlamada gösterdikleri sebep için etkili olduğunu ortaya çıkardı. Örneğin, ebeveynler kızlarına koydukları kuralları güvenlik ya da veri gizliliği endişeleriyle gerekçelendirirken, oğullarına koydukları kuralları sağlık veya zaman harcamak gibi endişelerle gerekçelendirdiler. Çalışmanın bulgularını özetlerken Profesör Hargittai, “Sosyodemografik etkenlerin ebeveynlerin koydukları kuralların gerekçelerini nasıl değiştirdiğini ve bu gerekçelerin çocuğun ilerideki akademik başarısındaki etkilerini gösterebildik.” dedi. Bu nedenle ebeveynlerin temkinli davranarak çocuklarıyla modern teknolojilerin kullanımıyla ilgili konuşması önemlidir, şeklinde açıkladı. Belli başlı oyunların stratejik düşünme ve analitik becerileri geliştirdiğini belirten Profesör Hargittai aynı zamanda ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte teknolojiyi kullanmalarının mantıklı olduğunu söyleyerek şunu ekledi: “Bu, ebeveynlerin çocuklarına düz bir şekilde teknolojinin yararlarını ve sakıncalarını anlatmaları için oldukça pratik bir yol.”

Kaynakça:

Cingel, D. P., & Hargittai, E. (2018). The relationship between childhood rules about technology use and later-life academic achievement among young adults. The Communication Review, 21, 131-152.

 

Çeviren: Sena Yılmazkarasu

Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. 


Yorum Yap