Merak: Hayat Boyu Öğrenmenin Kalbi Bir Çocuğun Aç Zihni Nasıl Beslenir?


Çocuklarda öğrenme isteği uyandıran şey nedir? Araştırmalara göre; öğrenmeyi, eleştirel düşünmeyi ve mantık yürütmeyi güdüleyen saklı bir güç olarak keşfin verdiği keyiftir. Bu beceriye merak adını veririz. Çocuklar etraflarını keşfederken, kitapları ve bilgiyi bir solukta tüketirken, sorular sorarken, kavramları araştırırken, elde ettikleri verileri işlerken, anlam ararken, insanlarla ve doğayla iletişim kurarken ve yeni öğrenme deneyimleri peşinden koşarken bu merak olgusunu fark ederiz.

2 Nisan 2019

MERAK: HAYAT BOYU ÖĞRENMENİN KALBİ

Bir çocuğun aç zihni nasıl beslenir?

Çocuklarda öğrenme isteği uyandıran şey nedir? Araştırmalara göre; öğrenmeyi, eleştirel düşünmeyi ve mantık yürütmeyi güdüleyen saklı bir güç olarak keşfin verdiği keyiftir. Bu beceriye merak adını veririz. Çocuklar etraflarını keşfederken, kitapları ve bilgiyi bir solukta tüketirken, sorular sorarken, kavramları araştırırken, elde ettikleri verileri işlerken, anlam ararken, insanlarla ve doğayla iletişim kurarken ve yeni öğrenme deneyimleri peşinden koşarken bu merak olgusunu fark ederiz.

Hayat Boyu Öğrenmenin Kalbi

Çoğu öğretmen merakın öğrenmeyi güçlendirdiğini anlamıştır. Ancak, birçok öğrencinin meraklı olmadan, yalnızca test çözme tekniğini kavrayıp görev bilinciyle ödev yaparak yüksek notlar alabildiğini de bilirler. Meraklı çocuklar ise, yüksek not alma isteği yerine, bildikleri şeyler ile bilmek istedikleri şeyler arasındaki uçurumu sezdikleri için vakitlerinin çoğunu genellikle okuyarak ve bilgi edinerek geçirirler. Hatta, çocuklar meraka tutulduklarında, yakın zamanlı hedefleri genelde unuturlar; çünkü öğrenmekle meşguldürler.

Eğer meraklı çocukların kariyerlerinde ve hayatlarında daha başarılı olduğunu farz ediyorsanız haklısınız, bunun çeşitli sebepleri var. Bir araştırmaya göre, entelektüel merakın performans üzerindeki etkisi çok çalışmak kadar büyük. Merak ve çok çalışmak bir araya geldiğinde, başarıya en az zekâ kadar yol açıyorlar. Başka bir çalışmaya göre, bir konu hakkında meraklı olan insanlar öğrendiklerini daha uzun süre akıllarında tutabiliyor. Daha da ilginci, araştırmalar merakın kaygı ve belirsizliğe tolerans, olumlu duygular, mizah, şakacılık, kalıpların dışında düşünmek ve kritik olmayan tavırlar sergilemek gibi önemli uyumlu davranışlarla ilişkili olduğunu bulmuştur. Tüm bu özellikler sağlıklı sosyal sonuçlar ile ilişkilidir.

Merak hayat boyu öğrenmenin kalbinde yatar. Çocuklara okulda avantaj sağlamakla kalmaz, aynı zamanda günümüz yöneticilerine göre, sağlam kurumların da kalbinde yatar.

Psikologlar merakı; mutluluk, entelektüel gelişim ve iyi olma hali için elzem bir yaşam gücü olarak görürler. Merakın en büyük yararı, öğrenen kişi için anlamlı olan alanlarda öğrenmeyi motive etmesidir. Öğrencileri, dolu ve verimli hayatlar yaşayabilmeleri için gerekli olan bilgi, beceri, ilişki ve deneyimlere yönlendirir.

Öğrencilerde Merak Uyandırmanın 10 Yolu

  1. Meraka değer verin ve merakı ödüllendirin.

Genellikle merak, öğrencilerde istenilen bir sonuca veya iyi bir nota sebebiyet verdiğinde ödüllendirilir. Ancak, merakı süreç içerisinde fark etmek ve teşvik etmek daha önemlidir. Sorularının, keşiflerinin, araştırmalarının hem kendilerinin hem de sınıfın öğrenme sürecine nasıl katkıda bulunduğunu açıklayarak öğrencileri överseniz; aldıkları not fark etmeksizin, motivasyonları için değer gördüklerini hissettirmiş olursunuz.

  1. Çocukların kafa karışıklığı yaşadığı zamanlara dikkat edin.

Cevap aramak için arzu uyandıracak bir “öğretilebilme anı” var mı? Öğrencileri, problemlerin çözülmeyi bekleyen gizemler olarak görmeye nasıl davet edebilirsiniz?

  1. Öğrencilere nitelikli sorular sormayı öğretin.

Nitelikli sorular merak için olmazsa olmaz araçlardır. Google cevap bulmak kullanışlıdır ancak, soru türetmeye teşvik etmez. İyi sorular “neden”, “ya böyle olsa”, ve “nasıl” sorularını içerir.

  1. Merakı çevrenize yayın.

Proje temelli çalışmalarda daha meraklı ve daha meraksız öğrencilerin birlikte çalışmaları için fırsatlar yaratın. Merak, yeni soru ve fikirleri ortaya çıkardığından, gerçek hayata dair ortak bir hedef için çalışan gruplarda bulaşıcıdır.

  1. Öğrencileri bir şeyleri kurcalamaya teşvik edin.

Kurcalamak; duygularla, kavramlarla, fikirlerle ve materyallerle yapıcı bir oyun olarak tanımlanabilir. Öğrenciler keşiflerinden nasıl yeni bir parçacık, yazı, blog makalesi, şiir, bilimsel deney, hizmet veya ürün yaratabilirler? Materyalleri, düşünceleri ve duyguları kurcalamak merak uyandırır ve çığır açıcı sonuçlara ulaştırır.

  1. Gündemdeki olayları kullanın.

Gazete haberleri, öğrencileri toplumsal sorunların altında nelerin yattığını keşfetmeye iten anlamlı sorular sormaya sevk edebilir. Araştırmalara göre, “neden” diye sormak zor çatışmaları çözmenin önemli bir unsuru. İnsanların çözümler konusunda uzlaşamamasının temel sebebi de budur.

  1. Çeşitli kültürleri ve toplumları inceleyin.

Bir kültür veya toplum bir diğerinden eşsiz şekilde nasıl farklı olabilir? Öğrencileri diğer kültürlerle genetik ve duygusal bağlarını soruşturmaya teşvik edin. Neden diğer toplumlara ait bazı inanç ve değerlere ilgi duyarlar?  

  1. Öğrencilere şüpheci olmayı öğretin.

Şüpheci (skeptik) terimi Yunancada “soruşturmak” veya “araştırmak” anlamına gelen skeptikos kelimesinden türemiştir. Şüpheci biri, başkasının iddialarını kabul etmeden önce ilave kanıtlara ihtiyaç duyar, açık fikirli derin soruşturmalar yaparak statükoya meydan okur.

  1. Merakınızla örnek olun.

Saygı çerçevesinde muhabbetlerle, öğrencilerinizin ilgi alanlarını keşfedip fikirleri üzerine odaklanarak ve onlar için en önemli şeyin ne olduğu hakkında anlamlı diyaloglara girerek onlara model olabilirsiniz.

  1. Evdeki merakı teşvik edin.

Merakın çocuk gelişimindeki önemini anlamaları için ebeveynlere yardımcı olun ve bunu evde teşvik edecek yollar tavsiye edin. Destekçi bakım verenler merak etme ve diğer temel becerileri geliştirme üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Peki siz öğrencilerinizde merakı nasıl teşvik ediyorsunuz? Lütfen aşağıdaki yorum kısmında fikirlerinizi paylaşın.

Yazar: Marilyn Price-Mitchell, PhD

Çevirmen: Sena Yılmazkarasu

Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

 


Yorum Yap