Ergenlik ve Büyüme Döneminde İkilem


İkilem, verilen bir seçimi yapmayı aynı anda hem isteyip hem istememek arasında oluşan güdüsel bir kararsızlık veya bir fikri ya da hayat deneyimini hem olumlu hem de olumsuz yönden görmek arasında algılanan kararsızlıktır. İkilem, çatışma ve kafa karışıklığı yaratabilir. Dürüst konuşmak gerekirse, ikilem kulağa şöyle gelebilir: “Bir taraftan, istediğim şeyi gerçekten istemiyorum. Diğer bir taraftan da olup bitenlerden hoşnut durumdayım ama aynı zamanda da değilim.”

2 Nisan 2019

ERGENLİK VE BÜYÜME DÖNEMİNDE İKİLEM

İkilemin çatışmalı konumunun büyümekte olan ergene öğretecek çok şeyi vardır.

İkilem, verilen bir seçimi yapmayı aynı anda hem isteyip hem istememek arasında oluşan güdüsel bir kararsızlık veya bir fikri ya da hayat deneyimini hem olumlu hem de olumsuz yönden görmek arasında algılanan kararsızlıktır. İkilem, çatışma ve kafa karışıklığı yaratabilir.

Dürüst konuşmak gerekirse, ikilem kulağa şöyle gelebilir: “Bir taraftan, istediğim şeyi gerçekten istemiyorum. Diğer bir taraftan da olup bitenlerden hoşnut durumdayım ama aynı zamanda da değilim.”

İkilemin Karmaşıklığı

İkilem, üstesinden gelmesi çok karmaşık bir psikolojik zihniyet olabilir; çünkü, bir bireyin kendi içinde eğlenceyle karışık değerlendirmeler veya arzular veya bakış açıları gerektirir.

Yalnızca “herhangi biri/veya” şeklinde düşünen insanların ikilem için düşük bir toleransı olabilir. Örneğin; rakip nesiller veya politik taraflar arasında, her bir taraftaki insanlar ortadaki bir meseleyi yalnızca “biz haklıyız ve onlar haksız” olarak görür. İki tarafı da görmek, tek tarafı tutmaktan daha kolaydır. İkilemde kalan orta bir yer, “iki tarafın da meseleye kazandıracağı şeyler vardır” mantığı yoktur. Zıtlaşan bakış açıları karşılaştırmak çaba ister.

Diğer bir yandan, ikilem bazen verimliliği azaltabilir: “Bir türlü karar veremiyorum!” Örneğin; eski bir romantik ilişkide açıklık istemek, ergenliğin son safhalarındaki (18-23 yaş arası) bireyler için onurlu bir çatışmadır. “Lisede sadece aşıkken ilişkimiz çok basitti. Birlikte olmak tartışmasız biçimde istediğimiz bir şeydi. Mezun olduğumuzdan beri, hâlâ birbirimizi sevmemize rağmen şimdi birbirimizi daha iyi tanıyoruz. İlişkimizin kolay ve zor yanlarını biliyoruz. Bu karışım birlikte kalıp kalmama kararını vermeyi daha da zorlaştırıyor.” Bu durumda, ikilemden doğan kararsızlık bağlılığın düşmanı olabilir.

Ergenlikte İkilem

İkilem, büyüme döneminde bazen tökezlemeye sebep olan bir engel olabilir. Örneğin; ergenlik döneminin son safhalarında (15-18 yaşları), liselerde bazı öğrenciler için üniversitelere kaydolma vakti geldiğinde, genç bir insan devam edip etmemeyi isteme konusunda bir ikilemde sıkışıp kalabilir. Evde yaşamaya devam edip aşina olan şeylerin verdiği güven hissine tutunma arzusu ile ailelerinden vazgeçip daha bağımsız olarak evden taşınma isteği arasında karışık bir ruh hali içerisindedirler.

Sonuç olarak, üniversitelere kayıt olma sürecinde işleri halledebilmek için gözleme devam eden ebeveynlerin sabırsızlığı ve kafa bulanıklığı kararsızlık yaratır ve süreç durur. “Kafanı dağıtmak için bu hafta sonu başvurularını doldurup yazını yazana kadar seninle kalacağız! Pazartesi günü postaya vermemiz gerek!” Bu durumda daha olgun olan ergen “yardımlarını” hem takdir eder hem de istemez.

Ergenliğin erken dönemlerinde (9-13 yaşları), gençlik ikilemleri ebeveynlere istenen şey hakkında kafa karıştırıcı mesajlar vermeyi kolaylaştırabilir.

“Tekrar söylemene gerek yok!” / “Bana hiç hatırlatmıyorsun!”

“Hep dibimdesin!” / “Bana hiç yol göstermiyorsun!”

“Beni yalnız bırak!” / “Beni dışlıyorsun!”

“Kendim yapabilirim!” / “Bana hiç yardımcı olmuyorsun!”

Düşünün: genç birey nasıl olsun istiyor? Cevap, bir süre ikisini de istiyor; çünkü büyüme dönemi çocukluk bağlılıklarından vazgeçmeyi kapsar ve bu da acı bir kaybın kaynağı olabilir. Hayat deneyimleri daha da karmaşıklaşıyormuş gibi gelebilir, çünkü gerçekten öyle oluyor.

İkilem yaratmak, ergenliği üstesinden gelmesi daha karmaşık bir dönem haline getiren etmenlerden biridir. “Sanki ben büyüdükçe her şey daha çok değiş-tokuşa dayalı hale geldi! Daha çok bağımsızlık için, daha çok sorumluluk almam lazım! Bir şeyi halledebilmek için, o şeyi kendim yapmam lazım! Çocuk olmak çok daha basitti!” Evet, öyleydi.

Ergen ve Ebeveyn Arasındaki Çatışma

Genelde, ergen ve ebeveyn arasında, çocuk ve ebeveyn arasında olandan daha fazla çatışma vardır. Artık ergen, bağımsızlığı ayrışmada (hareket özgürlüğü) ve bireysellik için farklılaşmada (kendini ifade etme özgürlüğü) gördüğü için eski ilişkiler de gittikçe gerilir. Bu süreçte, ebeveyn ve ergen çocukluk yıllarında olduğu kadar her zaman rahat anlaşamazlar. Örneğin, kendilerini eskiden olduğundan daha sık zıt kutuplarda bulabilirler.

Ebeveyn/çocuk ilişkisinin daha ideal koşullarda olduğu durumlarda (“Sen müthiş şekilde harikasın!”), ebeveyn/çocuk ilişkisi daha karmaşıklaşır (“Artık anlaşması daha zor birisin.”). Ortak paydada buluşmak ve uyuşmak daha da zorlaşır. Böylelikle; eğer ebeveyn ve ergen, çatışma durumlarında birbirlerine karşı tolerans gösterirse daha iyi olur. Hatırlayın: bu sevgi kaybı değildir.

Ebeveynlerin artan farklılıkları ilgiyle karşılaması yardımcı olur: “Nasıl değiştiğini anlamama yardım eder misin?” En kötüsü de kayıp konusunda eleştirel davranan ve çatışmaya düşük toleranslı ebeveynlerdir: “Ne kadar harika bir çocuktun! Ne oldu sana?” Hayır.

İkilem ve Ergen Gelişimi

Genç birey için, ergen gelişiminin bir parçası olan ikilem yaratmanın birçok yönden rahatsız edici sonuçları olabilir. Birkaçını düşünün.

  • İkilem, insanın hayata bakış açısını bulanıklaştırabilir. “Açık olmak daha zor.”
  • İkilem, kararsızlığa yol açabilir. “Hangi yolu seçeceğimi bilmiyorum.”
  • İkilem, iyice düşünmeyi gerektirebilir. “İki tarafı da hesaba katmam lazım.”
  • İkilem, kafa karıştırıcı olabilir. “Bu anlaması zor bir şey.”
  • İkilem, cesaret kırıcı bir şey olabilir. “İki tarafın da sorunları var.”
  • İkilem, düzensiz hissettirebilir. “Fikrimi değiştirip duruyorum.”
  • İkilem, bağlanmayı zorlaştırabilir. “Tamamen emin olmalıyım.”
  • İkilem, eksiklik yaratabilir. “Her şey taviz veriyormuşum gibi hissettiriyor.”
  • İkilem, kaygıya neden olabilir. “Kötü ihtimaller hakkında endişeleniyorum.”

Genç birey ergenlik döneminde ne kadar ilerlediyse, ikilem yaşamak için o kadar çok sebebi olacağına inanıyorum. Bunun sebebinin bir kısmı bağımsız hayat deneyimlerini ilerledikçe karmaşık bulmalarıdır. Ödüllerle birlikte riskler, kârla birlikte masraflar, kazançlarla birlikte kayıplar, açıklıkla birlikte belirsizlikler, seçimlerle birlikte sonuçlar, avantajlarla birlikte dezavantajlar ve iyi fırsatlarla birlikte kötü ihtimaller gelir.

İkilem yaşayan ergenlerin cesaretini kırmamak gerekir veya onları durdurmamak gerekir; ikilem kabul edilmeli ve değerlendirilmelidir. Genç bireyin hayatın karmaşıklığını düşünmesini sağlar, bu da gittikçe daha sık karşılaştıkları yetişkin insan kararlarını vermelerinde yardımcı olur.

 

Yazar: Carl E. Pickhardt, PhD

Çevirmen: Sena Yılmazkarasu

Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/us/blog/surviving-your-childs-adolescence/201809/adolescence-and-ambivalence-growing

 

 


Yorum Yap