Bilinçli Tüketici Yetiştirmenin Sırrı:
Doğru Ebeveynlik Tutumunu Seçin


Yetişkinliğe ulaştığında bilinçli tüketici olacak çocukların nasıl yetiştirilmesi gerektiğini hiç düşündünüz mü?

6 Eylül 2018

Yeni bir araştırmaya göre, sınır koyan ve bu sınırların sebeplerini açıklayan ebeveynlerin çocukları daha bilinçli tüketiciler oluyor.

Yetişkinliğe ulaştığında bilinçli tüketici olacak çocukların nasıl yetiştirilmesi gerektiğini hiç düşündünüz mü? Çocukların sosyalleşmesinde ebeveynlerin rolü, arkadaşlarından ya da diğer yetişkinlerden daha öncelikli. Çocukların bilinçli tüketici olmaları için gereken becerileri ve davranışları, en iyi hangi ebeveynlik tutumunun yardımıyla öğreneceğini bulmak için, araştırmacılar ABD’de yapılmış olan 73 çalışmayı inceledi.

Araştırmacılar, dört temel ebeveynlik tarzını tanımlamak için kategoriler oluşturdu. Demokratik ebeveynler, çocuklarına ne yapmaları gerektiğini söylerken, bunun sebebini açıklamaya daha meyillidir. Araştırmacılar buna “sınırlayıcı” ve “sıcak” iletişim diyor. Bu ebeveynler çocuklarıyla oldukça etkili bir biçimde iletişim kurar ve onlardan olgun davranıp aile kurallarına uymalarını beklerler. Ancak bunu yaparken, onların bağımsızlıklarını tamamen kısıtlamazlar.

Nebraska-Lincoln Üniversitesi’nde pazarlama profesörü olan Les Carlson; otoriter ebeveynlerin de sınırlayıcı olduğunu, ama iletişim kurarken sıcaklık göstermeye daha az eğilimli olduğunu “Bir çocuğa ne yapmaları gerektiğini söyler ama sebebini açıklamazlar.” sözleriyle ifade etti.

İhmalkâr ebeveynler, çocuklarının gelişimi için çok az rehberlik gösterirler ve çocuklarının ne yaptıklarını çok gözlemezler. İzin verici ebeveynler hoşgörülü ve yumuşak başlıdır; çocuklardan sorumluluk sahibi olmalarını beklemeden onlara yetişkin hakları verirler.

Araştırmacılar, demokratik ebeveynlere sahip olan çocukların çevrelerindeki dünyayla kurdukları iletişimde en iyi sonuçları gösterdiğini buldu. Bu çocuklar, meyve ve sebze gibi daha sağlıklı yiyecekler tüketiyor ve bisiklet sürerken kask takmak gibi daha güvenli seçimler yapıyorlar. Aynı zamanda, ailenin tüketim kararlarında da değerli bakış açıları sunuyorlar.

Carlson bu konuda, “Sanırım kültürümüz çocuklara yönelik daha izin verici bir tutum sergilemeye doğru yöneldi, ama çocuklara karşı sınırlayıcı olmanın da problem yaratmayacağına dair birçok kanıt bulduk. Çocuklara sınırların neden önemli olduğunu anlatmak da önemlidir.” diyor.

Analiz sonuçlarına göre, sınırlayıcı ebeveynlerin çocukları sanal zorbalık, hırsızlık, vandallık, uyuşturucu kullanımı ve olumsuz beden imgesi gibi, çalışmanın yazarları tarafından “olumsuz tüketici sosyalleşmesinin sonuçları” olarak adlandırılan davranışları deneyimlemeye daha az yatkın.

Carlson, bu bulguları günlük hayata uygulamak için; ebeveynlerin çocukları alışverişe götürebileceklerini ve orada alınan kararlar sırasında rehberlik ederek onları erkenden eğitebileceklerini söylüyor ve ekliyor:

“Örneğin, ebeveynler çocuklarına bilgileri süzgeçten geçirmeyi öğretmek için bir mağazada gördükleri reklama neden şüpheci yaklaştıklarını anlatabilirler. Çocuklarla birlikte televizyon izlerken, gördükleri hakkında sohbet ederek de, onlara bilgili bir tüketici olmayı öğretmek mümkün.”

 

Kaynakça:

Mikeska, J., & Harrison, R. L. (2016). A meta-analysis of parental style and consumer socialization of children. Journal of Consumer Psychology, 27, 245-256.

 

Çevirmen: Sena Yılmazkarasu

Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. 


Yorum Yap